| zeki elguş | ||
|
Sürücü dikiz aynasında kendisini izleyen polisi görünce kaçabileceğini düşünüp basmış gaza. Ancak polisi atlatamayacağını anlayınca, pes edip çekmiş kenara. Polis arabasından inmiş. Bezgin, kızgın ve de küskün bir sesle: "Bana bak, çok yorgunum, üstelik keyfim de kaçık. Mantıklı bir özür söyle yoksa yaktım çıranı!" Kısa bir ara ve sürücü: "Karım geçen ay bir polisle kaçtı. Aynada sizin aracınızı görünce kaçtığı polis, onu bana geri getiriyor sandım... |
||
| can | ||
|
Tatbikat Temel ile Dursun bir gün parasüt tatbikatina katilmislar. Diger paraşütçüler gibi onlarinda uçaktan atlama siralari gelmis ve kendilerini bosluga salıvermisler. Temel in paraşütü açilmis ancak Dursun un ki açilmamis. Dursun Temel e : - Ula Temel bu meret açılmayi da!.. Temel : - Ula Tursin yardimci parasüti aç usagum!.. Dursun yardimci parasütü açmaya çalismis fakat o da açılmamis ve Dursun Temel e : - Ula Temel bu merette açilmayi. Temel : - Bos ver usagum nasul olsa tatbikattayiz... Sinek Bar Temel Istanbul a ilk kez gelmis ve Bebek koyunda methedilen sinek bari arayip durmus. En sonunda sinek bari bulmus ve içeri girmis. Içkisini içerken kendi kendine düsünmüs "Ya bu sinekli barin ne özelligi var herkes methetti hiç bir özelligi yok". Ihtiyaçtan tuvalete gittiginde bir de ne görsün pisuvar altindanmis ve piril piril parliyormus; "Demek buranin özelligi buymus..." demis. Geri dönüp içkisini içmis. Ertesi aksam yine gelmis. Içkisini bitirince tuvalete gitmis ki altin pisuvar orada yokmus. Kizgin bir sekilde geri dönmüs. Barmene çatmis : "Hani buranin altin pisuvari kardesim bir özelliginiz vardi o da yok simdi". Barmen kenarda duran iri yari adama seslenmis : "Sadullah abi gel dün aksam senin saksafona iseyen adami buldum". |
||
| balık hafızası | ||
|
Balık Akvaryumda iki balık karşılaşırlar. Biri digerine : - Balıkların hafızası iki saniyelikmiş duydun mu? Digeri : - Ha? Soruyu soran : - Ne? Bunun üzerine tekrar digeri : - Ha? Banka Soygunu Temel ile Dursun Amerika da yasarlarken paraları bitmiş ve bir banka soymayı kafalarına koymuşlar. Gece yarısı olmuş, Dursun ve Temel kapıları açıp içeride kasaları aramaya koyulmuşlar. Temel bir kasa görmüş, açmışlar ve içinden bir kase muhallebi çıkmış. E bu kadar uğraştık boşa gitmesin demişler ve bunu Temel afiyetle yemiş. Daha sonra bir kasa daha görmüşler ve onu da açmışlar bir kase muhallebi daha. Bunu da Dursun yemiş. Tabii ikisi de şaşırmış koca bankada nasıl para olmaz diye ve orayı terk etmişler. Ertesi gün gazetelerde manşet : "Dünyanın en büyük Sperm Bankası soyuldu!.. |
||
| hediye güney | ||
|
Temel, Amerika'nın durduk yerde Irak'a saldırmasından rahatsız olmuştur. Bir yolunu bulup başkan Bush'a telefon eder: "Alooo! Ben, Temel olarak size savaş acayrum haberunuz olsun!" Bush, gülerek yanıtlar: "Hehehe...kaç kişilik bir ordun var ki?" Temel düşünür: "Hmmm... kayinpirader İdrus, halaoğli Tursun, kahvedeki arkadaşlar..." yanıt verir: "9 kişidur daa!" Bush içinden kıs kıs güler ve ciddi olmaya çalışarak: "Temel bey, sizin 9 kişilik ordunuza karşılık Amerikan ordusu tam 2 Milyon askerden oluşmaktadır!" der. "Hmmm..." der Temel: "Sizu pir süre sonra arayacagum." Aradan birkaç gün geçer ve Temel, Bush'u yeniden arar: "Başkan, savas ilanimuz geçerlidur. Bir miktar ekipman hazirladuk size karsi!" Bush, ilgiyle sorar: "Neymiş bunlar?" "Hacan, bizim Tursun'un traktörü, benim çakaralmaz tüfek bi de kavedeki arkadaşlardan birinin biçerdöveri..." Bush güler: "İyi ama benim tam 150 bin tankım, 30 bin uçağım ve 10 bin askeri gemim var! Haaa, ayrıca bu arada askerlerimizin sayısı da 3 milyon oldu!" Temel yeni gelişme karşısında biraz sıkılmıştır: "Tamam, bir müddet sonra sizu yeniden arayacagum." Birkaç hafta sonra Temel, Bush'u yeniden arar: "Başkan, savaş ilanumuzu ceri alayrum." Bush merakla sorar: "Neden?" Temel, moralsiz biçimde yanıtlar: "Cenevre anlasmasinu incelemişuzdur. 3 milyon savaş esirini barinduracak yerimiz yoktur... |
||
| Ömer DEMİR | ||
|
"DİPLOMASİ BÖYLE BİR ŞEY İŞTE" Adamin biri Afrika'da safariye çikarken yanina minik köpegini de almis.Minik köpek bir gün ormanda dolasip,kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kayboldugunu fark etmis. Ne yapacagini düsünürken bir de bakmis ki karsidan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyecegini ariyor. "Simdi basim dertte" diye düsünmüs minik köpek. Etrafina bakmis yerde kemik parçalarini görmüs. Hemen arkasini leoparin geldigi yere dönerek kemikleri kemirmeye baslamis,bu arada da arkadaki hareketi kestirmeye çalisiyormus. Leopar tam saldiracakken minik köpek kendi kendine konusmus; "Ne kadar lezzetli bir leoparmis. Acaba etrafta bundan bir tane daha var mi?" Bunu duyan leopar bir anda donmus kalmis ve en yakindaki agaca tirmanmis. "Tam zamaninda kurtardim yoksa bu köpege yem olacaktim"diye düsünmüs. Bütün bunlar olup biterken bir baska agacin üstündeki bir maymun olanlari izliyormus. Bildiklerini kullanarak bundan sonra leopardan kurtulabilecegini düsünmüs Leoparin yanina giderek neler oldugunu anlatmis.. Leopar çok sinirlenmis ve maymuna "Atla sirtima, gidip sunu yakalayalim"demis. Ancak minik köpek neler oldugunu ve leoparin sirtinda maymunla birlikte süratle kendisine yaklastigini fark etmis. "Simdi ne yapacagim" diye düsünürken, kaçmaya tesebbüs etmemis. Bunun yerine arkasini leoparin geldigi yöne dönerek, kemikleri kemirmeye devam etmis. Tam leopar saldiracakken yine kendi kendine konusmus; "Bu aptal maymun nerede kaldi? Allah allah yarim saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim hala haber yok!" Diplomasi böyle birsey iste. :) |
||